+90 212 291 2091 nezih@nezihkaraca.com P.tesi - Cuma 09.00 - 18.00

Kollajen, bağ dokumuzun fibroblast hücreleri tarafından üretilen ana yapı malzemesidir. Bağ dokusunu duvara benzetirsek kollajen bu duvarın tuğla taşları olmaktadır. Yıllar geçtikçe kollajen üretimi azalmaktadır. Cildin bu taşıyıcı ana madde yapımı azalmasından dolayı,  gevşeme kırışma gözenek gibi yaşlılık belirtileri ortaya çıkmaktadır.

Kök hücre tedavisi ise gençlik aşısı olarak bilinen kişinin kendi hücrelerini kendine enjeksiyon yöntemidir. Kişiden doku örneği elde edilir, laboratuvar ortamında hücreler çoğaltılır ve kişiye tekrar enjekte edilir. Otolog kültüre fibroblast denilen bu yöntemle kişinin kendi dokusu ile kollajen üretimi arttırılarak ciltte gençlik tazelik dinamik bir yapı kazandırılmış olur. Ayrıca akne skarlarının tedavisinde de kullanılabilir.

Yaşlanmada önemli ölçüde frene basmamıza neden olur. O yüzden diğer gençleştirme yöntemleri ile kombine olarak kullanılması önerilir. Tek başına yeterli olmayabilir.

İŞLEM ÖNCESİ
Ayrıntılı tıbbi hikaye alınması, hasta muayenesi, kişinin beklentileri, işlem hakkında bilgilendirme, işlem öncesi fotoğraflama, işlem sonrası sonuçların beraber değerlendirilmesi yapılır. Ön hazırlık gerektirdiği için lokal anestezi altında sıklıkla kulak arkasından 0,5 cm lik doku örneği alınır. Alınan doku örneği laboratuvarlara gönderilir. Burada kendi fibroblast hücreleriniz özel şartlarda kültür ortamında çoğaltılır. Doku alınan bölge tek dikişle kapatılır.

Yaklaşık 3-4 hafta sonra kişi elde edilen dokuların nakli için tekrar çağırılır.

İŞLEM
Elde edilen hücreler özel dolgu maddeleri içerisinde kolay enjekte edilebilen kıvamda gönderilir. İşlem dolgu uygulamaları gibi anestezi gerektirmez. Ofis şartlarında mikroenjeksiyon yöntemi ile enjekte edilir. İşlem yaklaşık 10-15 dakika kadar sürer. Kollajen üretimi ihtiyacı olan bölgelere uygulanır.

İŞLEM SONRASI
İşlemden yarım saat sonra yıkanabilir, yeme içme serbesttir. Kök hücre uygulamasından sonra aynen toksin uygulaması gibi uygulama bölgesinde kızarıklık, ekimoz veya şişlik olabilir. Enjeksiyona bağlı ağrı, içeriğinin yoğun olmasından dolayı daha fazla olması beklenir ancak çoğu dolgu maddeleri lokal anestezik içerirler ve ağrı etkisi minimalize edilmiş olur. Kişi ertesi gün rahatlıkla işine gidebilir.

Etkinliğinin görülmesi için zamana ihtiyaç vardır. Sıklıkla 2 ay sonra etkisini gösterir.

Genellikle geç çocukluk yada ergenlik döneminde başlar. Hayat boyu devam edebildiği gibi 25-30 yaşlarında spontan olarak da kaybolabilir.

Ter salgısı, normalde kokusuz ve süt kıvamındadır. Bakteriyel yıkım sonrasında kişiye özel ter kokusu oluşur. Vücut salgılarına geçen kokulu gıdaların tüketimi, banyo alışkanlıkları gibi faktörler ter kokusunu etkiler. Ter salgısı yağ ve kolesterin içerir. Aşırı terlemede bu özelliklerin bir rolü yoktur.

Aşırı terleme fizyolojik olabildiği gibi bazı hastalıklarda, hormonal aktiviteye bağlı olarak da oluşabilir.

Fizyolojik hiperhidrozis (aşırı terleme), vücut ısısında artış sonrasında, aşırı şişmanlıkta (obezite), fiziksel egzersiz sonrasında, sıcak ve nemli ortamlarda ve kalın giysilere bağlı olarak gelişir.

Çocukluk yaşlarında başlayan hiperhidroz genellikle avuçiçi ve ayak tabanlarında görülür. Ailesel öykü bulunabilir. Bu türlü terleme fiziksel aktivite veya stres ile de artış gösterir. Aksiller (koltuk altı), dudak üstü aşırı terlemeleri de sık rastlanan bir durumdur.

Her türlü aşırı terleme, kişileri sosyal yaşamdan uzaklaştıran, depresyon ve panik atağa neden olarak yaşam kalitesini bozan bir durumdur. Aşırı terlemenin en fazla görüldüğü bölgeye göre tedaviler seçilmelidir. Fiziksel muayene ile tip belirlenmeli, etiyolojik faktörler (laboratuar, görüntüleme vb.) araştırılmalıdır. Hiperhidrozda tedavi seçimi; hastanın kabul ettiği, uygulanabilir, hasta ve hekimin beklentileri karşılayan, yan etkileri olmayan yöntemler olmalıdır. Örneğin, özellikle koltuk altı terlemeleri birçok genç erişkinde ciddi ruhsal değişikliklere neden olmaktadır.

Bu türlü terlemede “Botox uygulamaları” oldukça iyi sonuçlar vermektedir. Kişilerin yaşam kalitelerini yükselterek, sosyal yaşama uyumlarını sağlamaktadır. Özellikle koltuk altı terlemelerinde çok etkili olan botoks uygulaması, el ve ayaktaki terlemelerde uygulama öncesi iyi bir değerlendirme sonrası karar verilmelidir.